27
Eyl

İstanbul’da görülmesi gereken yerlerden biri. Bugün bir kez daha gittim ve gördüm. Yağışlı bir cumartesi günü öğleninde huzur dolu bir yer. Gezilecek yeri küçük olmasına rağmen gezip de etkilenilmemesi mümkün değil. Sevgili Ata’mın çalışma odası, yatak odası, misafirlerini kabul odası ve birkaç odadan ibaret olan bu yazlık köşkü diğerlerinden ayıran en önemli özellik son derece sade ve mütevazi olması bir o kadar da zarif olması. Köşkün içinde bir kez daha hayran oldum Sevgili Ata’ma… Osmanlı da yaşanan şatafat kültürünün üzerine sade ve mütevaziliği yaşamak, bunu tercih etmek herkesin harcı olmasa gerek…

Geçtiğimiz aylarda ismi lazım değil şatafatlı hayatı seven bir hanımefendi Dolmabahçe Sarayı’ndaki bazı eşyaları beğenmiş ve konutunda kullanmak için girişimlerde bulunmuştu.

Tamamen serbest çağrışım. Kültür farklılığı bu olsa gerek…

Yolunuz düşsün, gidin görün mutlaka. Dediklerimi daha iyi anlayacaksınız…

26
Eyl

Güzel ülkemde yaşanan polemiklere bir yenisi daha eklendi. Efendim bayramın adı şeker miymiş ramazan mıymış da mışmış.

Cumhuriyetin ilanı itibari ile incelersek 1983 tarihine kadar resmi evraklarda Şeker Bayramı olarak adlandırılan bayram, Özal hükümetinin güzide icraatlarından biri olarak Ramazan Bayramı adını aldı.

Peki adının Şeker ya da Ramazan olması neyi değiştirir ?

Önemli olan içeriği inananlara verdiği mutluluk ve huzur değil midir ?

Şekline bu kadar polemik yapılarak içeriğini boşalttıklarının farkında değiller. Aman şekli adı iyi olsun gerisini salla gitsin degil mi ?

Böyle suni polemiklerle insanların kafasını karıştıranların bu topraklarda yatacak yerleri yok…

Ps: gelecek Şeker Bayramı herkese kutlu olsun.

26
Eyl

Yıllardır bu benim taktığım bir konu. Neden bayramlarda bankalar “bayram kredisi” verir ?

Tabiki vatandaş daha çok harcasın, daha çok faiz, daha çok kazanç. Banka ticari bir kuruluş olması gereği fırsatları en iyi şekilde kullanacaktır. Önemli olan bu fırsatları yaratmamak. Demek ki vatandaşlarımız bayram günü eşine dostuna akrabasına gidebilmek, bir şeker ikram edebilmek için kredi almak zorunda kalıyor. İşte bu esas düşündürücü ve kaygı verici olan. Ekonomi iyiye gidiyor diyenler için saz olan sivrisinek vızıltısı…

Vatandaşın ekonomisini bu hallere düşürenlere selamlarımı sunarım…

26
Eyl

Güzel ülkemde ipin ucu iyice kaçtı. Daha birkaç ay öncesine kadar yazacak konu ararken, şimdi ağzım bir karış açık gündemi takip etmeye yetişmeye çalışıyorum. Seviye deseniz yerlerde, yolsuzlukların bini bin parça. Ortada kamyon dolusu paralar götürülmüş. Herkes yok sen götürdün, senin adamın götürdü diye birbirine ithamlarda bulunurken olan yine biz sade vatandaşlara oluyor. Yeni bir şey değil bu sade vatandaşın sürekli fakirleşmesi. Ama yine de ar damarı çatlamış insanların karşımızda saltanat yaşaması ağır geliyor bana…

20
Eyl

1 sene sonra da duymuş olsam, sevgili ilköğretmenimin vefat haberi boğazımı düğümledi doğrusu…

Adı üstünde İLK Öğretmen… Benim ben olmamı sağlayan, okumayı yazmayı öğreten, nasıl düşünebileceğime dair bana ilk bilgileri veren sevgili yol göstericimdi. Kendisinden 5 sene eğitim almış (müfredatla sınırlı değil tabiki) olduğum için şanslıyım.

Huzur içinde yatsın…