12
Ağu

Sevgili Ulu Önderim Atatürk’ün ne kadar doğru işler yaptığını günümüzde bile bir kez daha ispat edilmiş oldu. İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinecad efendi Türkiye’ye ziyareti sırasında Anıtkabir’i ziyaret etmek istememiş bizim güzide hükümetimizde bu isteklerini kabul etmiş bulunmaktadır. Resmi ziyaretlerde ülkelerin milli değerlerine ait sembol olmuş yerleri nezaketen de olsa protokol icabı ziyaret etmek gerekir. Ama komşu ülkenin cumhurbaşkanı pervasızca ben Anıtkabir’e gitmek istemiyorum demiş. Doğaldır daha önce de böyle bir talepde bulunmuş dönemin Cumhurbaşkanı Sayın Ahmet Necdet SEZER o zaman gelme arkadaşım tadında bir cevap vermişti. Herhalde molla efendi korkuyor Anıtkabir’den…

Geçmişine saygısı olmayanın bugüne de saygısı olmaz.

Bu hadise bizi yönetenlerin ne kadar basiretsiz olduklarını bir kere daha ortaya çıkardı.

21
Tem

Siyasete dalmaktan çoktandır severek uğraştığım film yorumlamayı aksattım. Hemen ilginç bir vaka ile dönelim eski kadim dostumuza. Meğersem Lord Of The Rings filminde ayıla bayıla izlediğimiz bir sahnenin aslen 1972 yılında Mehmet Aslan tarafından çekilen “Aşka Susayanlar : Seks ve Cinayet” adlı filmden esinlenme olduğunu gururla açıklarım. İspatı ise bu satırların üst tarafındaki ekran görüntüsündedir. Bakalım sizde bir benzetmede bulunabilecek misiniz?

Ayrıca bu akıllara zarar filmi muhakkak izlemenizi tavsiye ederim.

07
Tem

Damat Sabah Paşanın gazetesinde kimse mi dikkat etmiyor sayfa düzenine ?

- En tepede “Recebin tavuğu diyor ki”

- Bir alt bölümde “Ergenekon” ile ilgili bir açıklama

Bir benim mi içim fesat ?

07
Tem

Bu soru size sorulduğunda ne anlatırsınız ?

En azından neyi anlatacam demez misiniz ?

Soru olmadan cevap istenir mi ?

Kulağa komik gelen bu durum maalesef ülkemde yaşanmakta. Ortada bir iddianame yok, mahkeme yok ama hergün gazetelerde birbiri ardına gözaltı haberleri okuyoruz. Polis neyi soruyor gözaltına aldıkları bu insanlara ? Neye istinaden gecenin bir vakti adi suçlu yakalarmışcasına baskınlar yapıyor ? Pek bir suçları yok sanırım. Yoksa gece yarılarında baskın yapılarak alınıp birkaç gün sonra serbest bırakılmazlardı. Gözaltına aldıkları isimler ülkemizin önde gelen aydınları ve ortak noktaları hükümeti, icraatlarını ve başbakanı eleştirmek. Bir nevi aba altından sopa mı gösteriliyor ? Sayın başbakanımızın medya ile tazminat savaşları epeyce var. Zaten 80 sonrasında insanlar düşünmeye düşündüklerini söylemeye korkar olmuştu. Şimdi bunun üstüne tuz biber eklendi. Hukuk ve demokrasi varken neden korku ve polis devleti modeline büründük ?

Belki beni de sorgularlar sırf bu yazıyı yazdım diye.

Kimbilir ?

Pek ihtimal vermiyorum böyle bir hadiseye ama içimden gelenleri yazarken bu düşünce bile bana pranga.

Bu arada elektriğe gelen zam ne oldu ? Ekonomi ne durumda ? Sanki birileri sağ gösterip sol kroşe indiriyor boşluğumuza…

06
Tem

Geçtiğimiz ayda “Yol üstü kerhaneleri” adında bir fotoğraf projesinin duyurusunu yapmış, slayt gösterisini buradan sunmuştum.

Bu hafta içinde ise adı geçen projenin aslında modellerinden izin alınmadan, fotomontaj tekniği ile yapıldığını ve modellerin aslen engelli vatandaşlarımızın olduğu ve kandırıldıkları ile ilgili haberler basında yer aldı. İlk tepkim okkalı bir küfür sallayıp hemen postu silmek oldu.

Ama…

Konu ile alakalı olarak kendimi söylemek ihtiyacı hissettiğim bir kaç söz var. İnsan olmanın doğasından gelen bir şeydir hata yapmak. Ben hatalıyım, inandım, kandım ve maalesef sorumlu olduğum bir yerde bu kepaziliğe yataklık ettim. Yayınladığım süreden silinceye kadar geçen sürede var olan yayın için mağdurlardan özür dilerim.

Keşke sürekli eleştirdiğim siyasetçilerde hatalarını kabullenmeyi bilebilse, yaptıklarından birazcık sorumluluk hissetseler. İnanıyorum hayat daha güzel olacak. Ama bu fikir eldeki potansiyellere bakınca şimdilik ütopik bir fikir…