12
Ağu

Sevgili Ulu Önderim Atatürk’ün ne kadar doğru işler yaptığını günümüzde bile bir kez daha ispat edilmiş oldu. İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinecad efendi Türkiye’ye ziyareti sırasında Anıtkabir’i ziyaret etmek istememiş bizim güzide hükümetimizde bu isteklerini kabul etmiş bulunmaktadır. Resmi ziyaretlerde ülkelerin milli değerlerine ait sembol olmuş yerleri nezaketen de olsa protokol icabı ziyaret etmek gerekir. Ama komşu ülkenin cumhurbaşkanı pervasızca ben Anıtkabir’e gitmek istemiyorum demiş. Doğaldır daha önce de böyle bir talepde bulunmuş dönemin Cumhurbaşkanı Sayın Ahmet Necdet SEZER o zaman gelme arkadaşım tadında bir cevap vermişti. Herhalde molla efendi korkuyor Anıtkabir’den…

Geçmişine saygısı olmayanın bugüne de saygısı olmaz.

Bu hadise bizi yönetenlerin ne kadar basiretsiz olduklarını bir kere daha ortaya çıkardı.

23
Haz

Darbeye karşı ‘DurDe’ girişimi

İSTANBUL - Çeşitli sivil toplum kuruluşlarının oluşturduğu “DurDe Girişimi” tarafından Beyoğlu’nda, “Darbeye Karşı 70 Milyon Adım Yürüyüşü” düzenlendi.
Yürüyüşe katılmak için İstiklal Caddesindeki Tünel girişinde toplanan ve beyaz eldiven takan grup, ellerini havaya kaldırarak düdük çaldı.
Çeşitli dövizler taşıyarak Taksim Meydanı’na doğru yürüyüşe geçen gruba çevreden bazı vatandaşlar da katıldı.
Zaman zaman oturma eylemi yapan ve çeşitli sloganlar atan grubun yürüyüşü, katılımın artması nedeniyle Taksim Meydanı yerine Galatasaray Lisesi önünde son buldu.
Gazeteci-yazar Nazlı Ilıcak, sanatçı Lale Mansur ve ODTÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. İhsan Dağı’nın da aralarında bulunduğu gruptakiler adına basın açıklamasını ÖDP Genel Başkanı Ufuk Uras’ın sanatçı eşi Zeynep Tanbay okudu.
Tanbay, “Bugün darbelere, tüm darbe girişimlerine karşı ses çıkarma günü. Bundan sonra yaz günü, kış günü, sonbahar akşamı, kış sabahı fark etmeden darbeye karşı ses çıkarmaya devam edeceğiz. Darbeye karşı Türkiye’nin her yerinde sokaklarda olacağız” (aa)

Radikal Gazetesinden bir haber…

Küçük Amerika hayallerini bir tarafa bırakıp küçük İran olma yolunda emin ve kararlı adımlarla hareket ediyoruz. İran’da devrimden önceki zamanı hatırladım katılımcıları görünce…

Ne adına yürüyorlarmış / yürüyeceklermiş?

Özgürlük adına, demokrasi adına…

Son zamanlardaki modamız Haydi Silahlı Kuvvetlere saldıralım, iftira atalım, olmadı çamur atalım izi kalır belki. Taraf adındaki gazete bu saldırıların başını çekmekte…

Tamam, kimse askeri darbe olsun istemez bu ayrı bir konudur. Ama yukarıdaki habere bakınca, katılımcılara bakınca nasıl güdümlü bir hareket olduğu aşikar.

Nazılı Ilıcak ve Zeynep Tanbay. Her ikisi de birbirine dönüp bakmamış mıdır? Aynı şeyleri mi istiyorlar gerçekten?

Düşmanımın düşmanı dostum mudur?

Şaka gibi…

29
Nis

İran Genel Savcısı Gurbanali Durri Necefabadi eylemiş bu kelamı. Kulağa bir tuhaf geliyor değil mi ?